Kimyasal Gebelik Nedir, Belirtileri Nelerdir? – Anne Günlüğü

Kimyasal Gebelik Nedir, Belirtileri Nelerdir?

Kimyasal Gebelik Nedir, Belirtileri Nelerdir?

Bir bayanın hayatının dönüm noktalarından birisidir hamile olduğu haberini aldığı an, bütün anne adayları kendilerini bambaşka bir dünya ve hayat tarzı için psikolojik ve fizyolojik olarak hazırlama aşamasına girer. Bu durumun bir aile için önemi paha biçilemez olsa da sonucu pozitif olan her gebelik testi sağlıklı bir hamileliği işaret edemez, bazı durumlarda özellikle erken gebeliklerde şiddetli ve yoğun bir kanama yaşanması gebeliğin sağlıklı olmadığının bir belirtisidir. Gebelik kesesi denilen bir zar içerisinde bebeğin oluştuğu herkesçe bilinir bu nedenle de öncelikli olarak gebelik kesesi oluşumunun olup olmadığı konusu takip edilir. Gebeliğin erken dönemlerinde kan değerlerinden bhcg adı verilen hormonların seviyeleri takip edilerek ultrasonografik testler uygulanır ve bu şekilde gebelik kesesinin oluşumu gözlemlenir. Gebelik kesesi hamilelik teşhisinde önemlidir çünkü bazen yalancı gebelik olarak da bilinen dış gebelik oluşumları da yaşanabilmektedir, dış gebelikte embriyo rahim içerisinde değil karın boşluğunda gelişmeye çalışır ki bu durum uzun sürede mümkün olmadığı için sonucu düşük ya da embriyonun çeşitli müdahaleler sonucu alımıdır. Bu durumunda dışında birde kimyasal gebelik durumu vardır, peki, kimyasal gebelik nedir? Bilmeyenler için öğrenelim. Hemen her kadında görülebilecek şekilde sık karşılaşılan ve düşük olaylarının %50 ila %75 lik kısmını kapsayan bir durumdur. Kısaca embriyonun implantasyon denilen aşamasını tamamlayamaması sonucu başlayan kanamalar ve adet sökülmesidir.

Yani bu bilgiden yola çıkarak denilebilir ki her adet gecikmesi normal değildir ya da gebelik oluşumu değildir, kimyasal gebelik durumunda kandaki Bhcg hormonu asla yükselmez ve rahim içerisinde bir gebelik kesesi oluşmaz ve çoğu zamanda adet kanaması gecikmeyi takriben bir hafta içerisinde sökülür. O kadar ince bir çizgi arasında oluşumu yaşanır ki çoğu kadın gebelik geçirdiğini bile anlamaz ve sadece adet günlerinin aksadığını düşünür. Bu tür gebelik durumlarının tedavisi söz konusu değildir ki özellikle düşük denilen olaydan sonra kürtaj gibi cerrahi müdahale gerektirmez ancak hasta normalde yaşadığı adet dönemi sıkıntılarında biraz daha artış olarak geçirebilir ancak yine de zararsız olarak değerlendirilen bir süreçtir. Kimyasal gebelik durumunu bazen dış gebelik durumu ile karıştıran veya benzeten kişi veya görüşler olabilir ancak aralarındaki en belirgin fark dış gebeliğin hastanın sağlığını tehlikeye koyabileceği buna inat kimyasal gebeliğin ise tamamen zararsız olmasıdır. Zararsız olarak görünse de kimyasal hamilelik durumunda ilk akla gelen embriyo oluşumunun genetik bozukluk içermesinden kaynaklı görülür ancak bu durum sıklıkla tekrar ediyorsa altındaki nedenler mutlaka araştırılmalı ve tedavi gerektiren bir rahatsızlık söz konusu olduğunda da mutlaka müdahale edilmelidir. Nedenlerinden bazıları yetersiz kapasitedeki uterin astar, sürekli olarak düşük seyreden hormon seviyeleri, luteal faz defekti ya da çeşitli enfeksiyon durumları olabilir.

Peki, kimyasal gebelik belirtileri nelerdir ya da daha doğrusu başımıza geldiğini nasıl anlayabiliriz? Gebeliğin hangi türü ile karşı karşıya olursak olalım ilk 2 haftalık oluşum sürecinde hiçbir kimse gebeliği anlayamaz, bu nedenle de kısa bir dönemi kapsayan kimyasal gebelik olayını da çoğu kadın fark edemeyebilir. Ancak hamile kalmaya çalışıyor ve bu amaç uğruna yumurtlama dönemi takibi yapıyorsanız kimyasal hamilelik anlaşılabilir, yine de birkaç belirtiyi ele almakta fayda var. Bunlar; adet kanamasında gecikme, adet dönemlerini normal zamanda sancılı geçiriyorsanız kimyasal gebelik yaşanması durumunda hafif şekilde atlatmanız, evdeki gebelik testinde pozitif sonuç çıkması, vajina bölgesinde kanama, şiddetli karın ağrısı ve kanınızdaki hcg hormon seviyesinde düşüştür. Burada sondaki etmen aslında kimyasal hamileliğin belki de en belirgin olarak görüldüğüdür, peki, kimyasal gebeliğin altında yatan veya bu gebelik olayına neden olabilecek unsurlar nelerdir; – Frengi, toksoplazma veya klamidya gibi enfeksiyonlar, – Tedavi edilmeyen tiroit hastalıkları gibi bazı sistemle ilgili hastalıklar, – Sonradan görülen veya doğuştan olabilecek farklı rahim anormallikleri, – Hormon seviyelerindeki anormallikler, – Yetersiz olan rahim astarı, – Gelişmeye çalışan fetüsteki kromozom anormallikleri, – Miyomlar, – Fetüsün rahim dışındaki gelişimleri. Bu tür durumlar aslında sadece kimyasal gebeliğine neden olmakla kalmayabilir bu nedenle de gerekli olacak şekilde tanı ve tedavi süreci izlenmelidir ve kesinlikle uzman bir hekimden yardım alınmalıdır. Bilindiği gibi bazı hastalıklar vücudumuzdaki tek bir bölümü etkilemekle kalmayabilmektedir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM