İleri Yaşlarda Hamilelik Riskleri – Anne Günlüğü

İleri Yaşlarda Hamilelik Riskleri

İleri Yaşlarda Hamilelik Riskleri

İnsanın var olması ile birlikte aile hayatı ve bu bağlı olarak gelişen üreme iç güdüleri en az insanlık kadar kutsal olarak görülür ki daha önce dönemlerin ilkel koşullarında insan uğraşlarının ve yaşam formlarının gereği yaptıkları temel işler arasında üreme yer alır. Ancak şimdiki dünya düzeninde ve toplumda insanlar evlilik ve çocuk sahibi olma durumlarını mümkün olduğu kadar ertelemektedir, ancak bu durumda özellikle bayanların unutmaması gereken bir durum olan ileri yaşlarda hamilelik riskleri unsurunu ve tabi ki yaşa bağlı gerileyen doğurganlık etkenini de akıllarından çıkarılmamalıdır. Bir kadının doğurganlığı bakımından verimli olduğu en iyi dönem 20 ve 30 yaş aralığıdır, bu yaşlarda dışında kadın hamile kalamaz diye bir kaide yok ancak zor şekilde gebelik oluşur ki oluşan gebeliklerde bebek ve anne açısından riskler taşır. Peki, kadınların yaşı ilerledikçe oluşabilecek bazı riskler neden ileriki yaş gebeliklerinde daha sık görülür, sanılanın aksine kadınların yumurta hücresi sürekli olarak üreyen bir metabolizma değildir. Kız çocuklarının doğumun gerçekleşmesi ile yumurta hücrelerinin üretimi durur ve kız çocuğu ile birlikte geçirilen zaman zarfında bu hücrelerin kaybı yaşanır. Hali ile de ileri yaşlardaki sahip olduğu yumurta hücreleri ya yetersiz kalır ya da riskli gebelik olarak bilinen sağlıksız embriyo oluşumlarına neden olur.

Peki, ileri yaşlarda hamilelik riskleri nelerdir? Öncelikli olarak bir anne adayı için ileri yaş durumu sınırı nedir ona bakalım. Tıp tarihinde belirlenen gebelik ileri yaşı 35 yaş ve sonrasını kapsar, yaş durumu daha da ilerledikçe en belirgin ve bilinen kronik hastalıkların gebelik sırasında anne adayında görülme olasılıkları oldukça artar. Bu hastalıkların başında ise hipertansiyon ve diyabet gelir ki bu tip hastalıklarda hem bebeğin hem de anne adayının hayatının riske girmesine neden olabilecek hastalıklardır. İleri yaş gebeliğinde belki de ebeveynleri en çok sarsan ve bebeğe en fazla etki sağlayan durum bebekteki kromozol anomaliye bağlı olarak gelişen down sendromu riskidir. Bebek görülebilecek bu risk anne yaşının artmasına bağlı olarak artış gösterebilir, ayrıca riskli gebelik olsun ya da olmasın annenin rahim duvarının yıpranması ile embriyoların tutunması zorlaşır ve gebeliklerin çoğu düşük ile sonlanır. Bunların dışında da ileri yaş gebeliklerinde görülebilecek başka bir risk unsuru da dış gebelik durumudur, annenin daha önceden geçirdiği çeşitli enfeksiyonlu rahatsızlıklar ve tüplerindeki hareketsizliğe bağlı olarak dış gebelik görülme olasılığı artar. Ayrıca ileri yaş gebeliklerinde bilinmesi gereken diğer bir durumda hamilelik sürecini anne ve bebek sağlıklı bir şekilde tamamlasa dahi erken doğum oranının diğer yaş gruplarına göre daha fazla olduğudur.

Elbette bütün bayanlar istemli ya da istemsiz olarak gebelik yaşlarını ötelemiyor ancak bazen hazır hissetmemek ya da kariyer ve benzeri gibi durumlar için bebeklerinin ve kendilerinin hayatlarını riske atabiliyor. Ancak birde tam tersi durum var ne kadar bebek sahibi olmak istese de olamayan anne ve babaların varlığı da azımsanmayacak kadar fazla, bu aşamada tedavi ve benzeri müdahaleler devreye girse de anne yaşındaki ilerleme yüzünden yine de akıllarda bir soru işareti kalıyor. Ama anne olabilmek paha biçilemez bir duygudur ve ileri yaşlarda hamilelik riskleri ile birlikte gelen durumları göğüslemeye razı olabilmektir. Elbette bahsi geçen durumlar ile mutlaka karşılaşılacak diye bir kaide yoktur ancak yine de sizi ve bebeğinizi zorlayacak bir sürecin başlandığından emin olabilirsiniz. Bir anne ya da anne adayı hamile kaldığı günden itibaren kendine önce bebeğini düşünür ki bu içgüdüsel olarak gelişir ama yine de gebelik döneminde önceliği mutlaka kendi sağlığına vermeli ve en azından doktor kontrollerini ya da ilaçlarını aksatmamalıdır. Çünkü anne sağlıklı olursa bebeğine kavuşabilme ve bebeğinin yaşayabilme şansı bir o kadar artar, bilime dayalı gerçekler ve daha önce yaşanmış riskler ile ilgili görüşler üzerinde konuşulsa da daha öncede belirttiğimiz gibi gebeliğiniz sırasında belki de hiçbir risk grubu ile karşılaşmayabilirsiniz ya da hepsi ile birlikte karşılaşabilirsiniz, bu yine de sizleri anne olabilme içgüdüsünden asla alıkoymaz. Yapmanız gereken hamilelik sürecinizi güvendiğiniz bir kadın doğum uzmanı ile birlikte sabırla tamamlamaya çalışmaktır. Riskle karşılaşılma olasılığı oldukça düşük olsa bile her şeyden önce psikolojik olarak kendinizi hazırlamalısınız.

Bir önceki yazımız olan Adet Kanamasından Hemen Sonra Hamile Kalınır mı? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM