Çocuklarda Zeka Geriliği Belirtileri Nelerdir, Tedavisi Nasıl Yapılır? | Anne Günlüğü

Çocuklarda Zeka Geriliği Belirtileri Nelerdir, Tedavisi Nasıl Yapılır?

Çocuklarda Zeka Geriliği Belirtileri Nelerdir, Tedavisi Nasıl Yapılır?

Aylar boyunca dünyaya gelmesini beklediğimiz bebeklerimizin sağlıklı olarak doğmalarından anne baba olarak büyük mutluluk duyarız. Ancak bazen ihmal edilen testlerin açığa çıkartabileceği gelişime bağlı gerilikleri ya da genetik bozuklukları farkında olamayabiliriz. Böyle bir durumda da bebeklerin sağlıklı olarak gelişimlerini tamamlayabilmeleri mümkün olamaz ki en büyük zorluğu zihinsel gelişimde yaşanır. Çocuklarda zekâ geriliği rahatsızlığının doğum öncesi ve sonrası farklı sebepleri yer almaktadır, ancak öncelikle zekâ geriliği nedir, nasıl anlaşılır yakından bakalım; genel olarak tanımlanması gerekirse 18 yaşından önce çözümlenmesi gereken ve yapılan bazı özel testler sonucunda zekâ derecelendirme sayısı olarak bilinen IQ rakamlarının 70 altı değerlere sahip olmasıdır. Yapılan 4 – 6 yaş arası için Weschler okul öncesi zekâ testi, 6 – 16 yaş arası Weschler zekâ testi ve 2 – 18 yaş aralığı için Stanford- Binet zekâ testi doğum sonrasında, ultrasonografi, amniyosentez, fetoskopi ve korionik villus gibi yöntemler ile de doğum öncesi tespit edilebilmesi mümkündür.

Bu rahatsızlık söz konusu olduğunda bariz belirtiler aramak yerine ince detaylara da takılmakta yarar var çünkü zekâ geriliğinde dereceli durumlardan bahsediyoruz. Ayrıca rahatsızlığın seviyesine bağlı olarak fiziksel gelişimlerinde de aksaklıklar görülebilme ihtimalleri ile birlikte çeşitli psikiyatrik rahatsızlıklara da rastlanılması yüksek ihtimaldir. Rahatsızlığın seviyelerinden önce nedenlerine gelecek olursak;

– Tanımlanamayan zekâ gerilikleri

– Down sendromu

– Frajil X sendromu

– Çekinik gen deformasyonu

– Fenilketonüri

– Kızamıkçık virüsü

– Uçuk virüsü

– Frengi

– HIV virüsü

– Beyin zarı iltihabı

– Menenjit

– Uğranılan çeşitli fiziksel kazalar

Tüm bu nedenlerden dolayı doğuştan ya da sonradan olabilecek şekilde bebeklerde ve çocuklarda zekâ geriliği durumlarına rastlanabilmektedir. Her bir hastalığın kendine uygun evreleri olduğu gibi elbette bu rahatsızlıkta da belirli aşamalar var ve yapabilecekleri ile yapamayacakları davranışları vardır. Bunları da aşağıdaki gibi sınıflandırabilmek mümkündür;

  • Hafif Dereceli Zekâ Gerilikleri:IQ değerleri 50 ile 69 arasında yer alan bir kısımdan bahsediyoruz ki rahatsızlığın %85 lik kısmı burada yer alır. Bu gruptaki kişilerin genel olarak anlaşılması ev ortamında zordur ancak okula başlamaları durumunda yetersizlikleri ortaya çıkar. Genel olarak kendi ihtiyaçlarını karşılayabilir ve çevreye uyum sağlayabilir.
  • Orta Dereceli Zekâ Gerilikleri:35–49 değerler arasını kapsar veluk bir dilim olarak karşımıza çıkar. Bu grubun erken anlaşılabilme şansı anlama ve dil kullanımını tam olarak yapamamalarından kolaylaşabilir. Ayrıca ince motor becerileri ile birlikte kendi kişisel bakımlarında da aksaklıklar yaşanabilir.
  • Ağır Dereceli Zekâ Gerilikleri:IQ değerleri 20 – 34 arasındadır, çok erken sürelerde tanı konulabilmesi mümkündür. Çünkü, belirgin şekilde kendine bakabilme durumları da dâhil olarak gelişim gerilikleri vardır ve yaşamları destek ya da kontroller ile sürdürebilirler.
  • Çok Ağır Dereceli Zekâ Gerilikleri:%20 lik dilimin altında değere sahiptirler, bu grupta rahatsızlığın nedeni genel olarak nörolojik sebeplerdir. Hareketsiz kaldıkları için kendilerine bakabilme durumları söz konusu değildir, ancak ebeveynlerinin bakımı ile yaşamlarını sürdürebilirler.

Zekâ geriliği bir rahatsızlık olduğuna göre akıllara hemen zekâ geriliği tedavisi nasıl yapılır sorusu gelse de maalesef her bakımdan tam anlamı ile bir tedavisi yoktur. Ancak belirlenen seviyelere ve kaybedilen özelliklere nazaran çok büyük bir ilgi ile ve durumlarına uygun kurum ve eğitmenler ile eğitimleri desteklenmelidir. Bu şekilde kaybettikleri özelliklerini bir nebze de olsa tekrar kazanabilme ve yaşamlarını sürdürebilmek için ihtiyaç duyacakları çeşitli etkenleri sağlayabilme durumları söz konusu olabilir.

Bu şekilde özel eğitim almaları belirli gruptaki çocuklar için özellikle şarttır denilebilir, bazılarında birden fazla yetinin kaybolduğu gözlemlenebilir ki buda yaşam kalitesinden ziyade hayatta kalabilmelerine yardımcı olur. Bir anne baba olarak çocuklarımızın her türlü ihtiyaçlarını karşılamak elbette görevimiz ancak unutulmamalıdır ki bizlere bir şey olduğunda geri de en azından kendi yaşamlarını sürdürebilmeleri için onlara her türlü yapılabilecek imkânı sağlamalıyız. Hiç kimse en kıymetlisine böyle bir rahatsızlığı konduramaz ancak başa gelindiğinde de ihmal edilmeden en erken şekilde tanı konulması belki de ilerlemesini durdurabilir. Üstelik eğitimlere ne kadar erken başlanırsa yaşıtları ile olan farkları daha az şekilde kapatılabilmesi de mümkünken bir inat yüzünden evladınızdan olmayın ve onuda hayattan koparmayın.

 

Bir önceki yazımız olan İnatçı Çocuklar İle Baş Edebilme Yöntemleri başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM