Özel Öğrenme Güçlüğü Ne Demek?

 

Çocuğun okuma, yazma, aritmetik ya da konuşma, dinleme, akıl yürütme yeteneklerini kazanma ve kullanmada öğrenme güçlüğü, yaşanan zorluktur. Bilgiyi çocuğun öğrenme yeteneği ile ilgili bir sorunla birlikte, kendini idare etme ve sosyal becerilerdeki zorluğu yansıtır. Çocuktaki ilgisizlik, başarısızlık, derse kendini verememe gibi belirtilerin yanında arkadaş ilişkilerinde de sıkıntılar yaşadığı görülür.

Bu özelliklere sahip olan çocukların, sıklıkla karşılaştığımız ön yargı zeka sorunlarının olmasıdır. Oysa özel öğrenme güçlüğü olan çocukların zekası normal ya da normalin üstüdür.

Harf atlama, dikkatini toplama, sesleri/heceleri birleştirememe, harf karıştırma, sınıf ödevlerini bitirememe, okumayı öğrenmekte güçlük çekme, ayrıntıları hatırlayamama gibi sorunlar sıklıkla görülür. Derslere ve okula karşı özellikle tepkili davranışlar gözlemlenir. (konsantrasyon eksikliği, okula gitmek istememe, dalıp gitme)

Bu tarz davranışları gözlemlediyseniz ilk öncelikle öğretmenle konuşmanız ve ortak bir plan geliştirmeniz gerekir. Bir uzman çocuk psikologundan bu amaçla profesyonel bir yardım alabilirsiniz.

İlk başta çocuğunuza yardım edebilmeniz için öğretmen-aile işbirliğini sağlamanız gerekir. Öğrencilerin sınıf içerisindeki durumundan ve gözlemlerinden öğretmen, aileyi haberdar etmelidir.

Öncelikle evde ve okulda yapılan çalışmaları, öğretmenle çalışırken karşılaştırarak, çocuğun yaptığı hatalarda belli bir benzerlik olup olmadığına bakmalısınız.

Mesela siz onunla evde tek olarak çalıştığınızda mı, tek başına okulda çalışırken mi, yoksa bir grup içerisinde çalışırken mi daha iyi sonuçlar alıyor? Sizin ve öğretmenin, hangi ortamda daha iyi yaptığını bilmek daha iyi anlamanızı sağlayacaktır.

Bir uzmana, özel öğrenme güçlüğü tanısının konulması için gitmeniz şarttır, çünkü özel eğitsel tedavileri bu çocukların alması gerekir. Çocuğun güçlü yönlerini kuvvetlendirerek ona destek olmak, eğitsel tedavinin amacıdır.

Kesinlikle onu zayıf yönlerine odaklanarak hayal kırıklığına uğratmamanız gerekir. Çünkü bu çocukların büyük çoğunluğu özgüven sorunları ile savaş veriyorlar. Bu nedenle bu çocukların motivasyonunu fazla baskıcı eğitim kıracaktır. Motivasyonunu sağlamak demek onların öğrenmeyi istekli hale gelmeleri anlamına gelir.

Ayrıca bir diğer dikkat edilmesi gereken konu da adım adım çocuğa kolaydan zora geçişi sağlayarak ödevlerinin yaptırılmasıdır. Öğretmen-veli-uzman işbirliği sayesinde çocuğun zayıf ve güçlü yönleri ortaya çıkacaktır ve de çocuğa yönelik bir program hazırlanacaktır.

Benzer Konular

Author: Sevtap Kılınç

Sosyal Medyada Paylaş:

Yorum Yapmak İster Misiniz?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.