Hamilelikte Testler: Gebelik süresince yapılan testler nelerdir?

Amniosentez: Karın duvarından bir iğne ile uterus içindeki amnion kesesine girme işlemine denir. Amniotik sıvıdan bir örnek alınarak laboratuvarda incelenir. İğne ile girilmeden önce ultrason inceleme yapılarak plasentanın durumu görülür ve bebeğin iğneden zarar görmesi önlenir.

Hamilelikte Testler: Gebelik süresince yapılan testler nelerdir?

Gebelik başlangıcında amniosentez: Bu yöntem, gebeliğin ilk yarısında —4. 6. haftalarda mongol veya spina bifidalı bebekleri saptamak için— kullanılır.


Mongolizm (Down’s Syndrome): Amniotik sıvıdaki bebeğin deri hücreleri alınarak uygun bir besiyerinde çoğaltılır. Mongollerin vücut hücreleri normalden farklı kromozomlar içerir. Bu da büyüyen hücrelerin nukleusunda (çekirdeğinde) gösterilebilir. Testin tamamlanması 4-6 hafta alır. Kültür ilk yapıldığında daima başarılı olmayabilir. Bu durumda test tekrarlanmalıdır. 35 yaşın üzerinde çocuk doğuran kadınların 1/1000’inde mongol bebek doğurma tehlikesi vardır. Bu yaşın üstündeki kadınlar, aile hikâyesinde böyle bir durum varsa, veya daha önce mongol çocuk doğurmuşlarsa bu tehlike artar. 40 yaşındaki kadının mongol çocuk sahibi olması tehlikesi ise 1/80’dir. Bu nedenle 35 yaş üstündeki bütün kadınlarda mongolizm olasılığını kaldırmak için amniosentez önerilir.

Her ne kadar amniosentez yönteminin kendisinde de küçük bir düşük olasılığı varsa da bebeğin mongol olmayacağının bilinmesi isteği birçok kadında ağır basar.

Spina Bifida: Bu durum sadece ultrason muayene ile ortaya çıkarılabilir. Fakat vakaların çoğunda amniotik sıvıda alfafetoprotein araştırılması ile tanının doğrulanması gerekir. Bu test hızla yapılmalıdır. Mongolizm tanısından farklı olarak sonuç birkaç gün içinde alınır. Alfafetoprotein kanda da bakılır. Bu kan testi bütün gebelerde yapılarak spina bifidalı fötus olasılığı olanlar ayırd edilebilecektir.

Spina bifidayı saptamak için yapılacak olan amniosentez bugün yalnız kan testi pozitif çıkanlar, ailesinde spina bifida vakası olanlar ve daha önce spina bifidalı çocuk doğurmuş olanlara yapılmaktadır.

Gebeliğin geç dönemlerinde amniosentez: Amniosentez, gebeliğin geç dönemlerinde prensip olarak amnion sıvısındaki safra boyası, lesitin ve sfingomyelin düzeylerinin saptanması için kullanılır.

Bilirubin: Rh uyuşmazlığı nedeniyle fötus-ta görülen ağır sarılıkta amnion sıvısında görülen safra boyasıdır. Çok yüksek miktarlara vardığı zaman ya düzeyi düşürülmeli ya da bebek doğurtulmalıdır.

Lesitin ve sfingomyelin: Bu maddeler bebeğin akciğerlerinde bulunur ve doğumdan sonra ilk nefesini aldığı sırada akciğerlerin açılmasını sağlar. Lesitin ve sfingomyelin eksikliği solunumda büyük zorluklara yol açar ve bazen bebek solunum güçlüğü sendromu veya hyalin membran hastalığı diye bilinen durumlar sonucu ölür. Prematüre bebeklerde akciğerlerinin iyi çalışmasını sağlayacak olan lesitin ve sfingom-yelin eksik olabilir. Bu nedenle gebe erken doğum tehdidi altındaysa veya çocuğu erken doğurtmak gerekiyorsa, amnion sıvısından örnek alarak bu maddeler araştırılmalıdır. Uygun miktarlarda bulunmazlarsa tıbbi yollarla artırılmaya çalışılır veya doğum geciktirilir.

Fötoskopi: Fotoskop bir teleskop gibi çalışan uzun bir iğnedir. Operatörün amnion kesesi içindeki bebeği incelemesine olanak sağlar. Halen bu yöntem yeni geliştirilmektedir. Fakat gelecek için büyük ümitler taşımaktadır. Tavşan dudağı, kurt ağzı gibi anormalliklerin tanısına olanak sağlanmasının yanısıra fötal kandan örnek alarak doğumsal kan hastalıklarının araştırılmasını da olası kılar.

ANTENAL FOTAL KALP MONİTÖRÜ

Fötal solunum: Bebeğin plasentadan yeterli oksijen alıp amladığını anlamaya yarayan yeni bir doğum öncesi testidir. Annenin karnının üstüne, fötusun sırtının geldiği bölgeye bir ultra-son dedektör yerleştirilir. Fötal kalp sesleri alınarak hareketli kâğıt levhaya kaydedilir. Normal fötal kalp atış sayısı ve ritmi bebekte her şeyin yolunda gittiğini gösterir.

Bazen aynı zamanda başka bir kayıt aleti annenin karnına yerleştirilerek uterus kasılma-arı da kaydedilir. Kasılmaların fötal kalp atış sayısı ve ritmine etkisi grafik kâğıdı üzerinde görülür. Bu test henüz geniş ölçüde kullanılmıyorsa da gelecekte özellikle ultrason makineler geliştikçe daha yaygınlaşacaktır. Böylece her fötusun gebelik sırasında rahim içindeki solunum hareketlerini ultrason kullanarak gözlemek  mümkün olacaktır. Her ne kadar bebeğin doğumdan önceki solunum hareketleri doğduktan sonrakilere benzemese de fötusun göğüs duvarının hareketleri normal fötal aktivite açsından önemlidir. Bu hareketlerin yokluğu veya azalması fötusun oksijen eksikliği çektiğini aesterir.

Benzer Konular

Author: admin

Sosyal Medyada Paylaş:

1 Yorum Yapılmış

  1. hamileliğimi daha yeni farkettim ve bundan dolayı yapılması gereken bir
    çok testi yapamadım….sizce napabilirim??….
    ve şu anda 20 hafta + 2 günlük… şu süreçten itibaren ne yapabilirim…??

Yorum Yapmak İster Misiniz?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.