Ergenlik Dönemi İntihar Düşüncesi

 

Kişinin kendi canına kıyma eylemine intihar denir. Karşımıza bir girişim, düşünce ya da tamamlanmış intihar olarak çıkabilir. Kendi canına son vermenin olumsuz olarak sonuçlanmasına intihar girişimi ya da teşebbüsü denir.

İntihar dünya çapında, 15-19 yaş grubu arasındaki en önde giden nedeni arasında yer almaktadır. Kızlardan daha çok ergen erkekler intihar eder. Ancak kızlarda intihar girişimi sayısı 2-3 kat daha fazladır. Sorunlarını kızlar daha kolay paylaşıp destek arayabilir ve bu da ölümcül intihar fiillerini engeller.

Ergenlik dönemindeki bireylerde intihara çoğunlukla rastlanmasının sebebi dönemin özellikleri ile ilişkilidir. Ani biçimde akıllarına gelen düşünceleri eyleme dökmek isterler.

Kimlik karmaşası bu dönemde yaşanır. Nereye doğru hayatlarının gittiği, henüz hangi mesleğe yönelecekleri belli değildir. Akademik, sosyal ve duygusal yaşamlarında belirsizlik vardır. Ruhsal çatışmaları bu konularda yaşayabilirler. Ve bu yaşadıkları ruhsal çatışmalara bağlı acı ve sıkıntıdan kaçmak, onların üzerini örtmek için de çözüm yolu olarak intiharı görebilirler.

İntihar düşüncesine ergenlerde sahip olmak anormal bir durum değildir. Çocukluk ve ergenlik dönemlerinde bu düşünceler normal gelişimin bir parçasıdır. Çünkü varoluşsal sorunlar üzerinde birey kafa yormakta, yaşamı, ölümü ve yaşamın anlamını anlamaya çalışmaktadır. ‘ zaten öleceğiz, niye yaşıyoruz. Yaşam saçma.’ Düşüncesi oldukça yaygındır.

Lise düzeyindeki öğrencilerin yapılan anketler yarıdan fazlasının intiharı düşünmüş olduğunu raporlamaktadır. Hastane yardımına, kendilerini öldürmek istediklerini rapor eden yetişkinlerin yalnızca %50’si intihar girişiminden sonra yardımına başvurmuştur.

İntihar riskini ortaya koyan faktörler

Kültürel ve sosyodemografik faktörler: Düşük sosyaekonomik düzeyde ailenin olması, düşük eğitim seviyesine anne babanın sahip olması, aile üyelerinin işsiz olması, toplum tarafından ergenin cinsel yöneliminin kabul edilemeyecek farklılıkta olması, çocukluktan bu yana yaşanan travmalar, anne babadan birinin ya da ikisinin kaybı, anne babanın boşanmış olması ve negatif diğer yaşam olaylarıdır.

Bilişsel yapı ve kişilik: Karasız mizaca ve kızgın, agresif, anti-sosyal davranışlara bireyin sahip olması, hayali bir dünyada yaşama eğilimi, hayal kırıklığı yaşamaya yatkın ve hazır olması, gerçekleri kavrayamaması, cinsel kimliği ile ilgili belirsizlik yaşamasıdır.

Psikiyatrik bozukluklar: Depresyonun yanı sıra umutsuzluk, çaresizlik gibi duyguların yaygın olması, anksiyete bozuklukları, ilaç ve alkol kullanımı, psikotik bozukluklar ve önceki intihar girişimlerinin bireyin etki etmesidir.

Koruyucu faktörler

Aile tarafı: Aile üyeleri ile bireyin iyi ilişkiler içinde olması, aileden destek ve yardım alabilmesi, birbirleri ile aile bireylerinin duygu ve düşüncelerini paylaşabilmesidir.

Bilişsel yapı-kişilik: İyi sosyal becerilere bireyin sahip olması, ilgi ve yeteneklerinin farkında lığı, kendisi ve başarılarına güvenmesi, diğer kişilerin deneyimlerine ve çözüm yollarına açık olması, ortaya zorluklar çıktığında yardım arayabilmesidir.

Kültürel ve sosyodemografik faktörler: Sosyal faaliyetlere bireyin ilgi ve yeteneğinin bulunması, sanatsal etkinliklerde ve spor faaliyetlerde bulunabilmesi, okul arkadaşlarıyla ilişkilerinin iyi olması, öğretmen ve diğer yetişkinlerle ilişkilerinin sağlam olmasıdır.

İntiharla ergenlik döneminde baş etmek için neler yapılabilir?

Dinleyin: Sizinle konuştuğundan dolayı mutlu olduğunuzu belirtin. Cesaret veren ve destekleyici şeyler söyleyin. Çözüm önerilerini sunun. Ona umut verin. Konuşması için sizinle ya da başka güvendiği biriyle konuşmaya teşvik edin. Ona, bir uzmandan yardım alabilmesinin ona yararı olabileceğini söyleyin. Duygularını dinleyin ve onları anlamaya çalışın. Duygu ve düşüncelerini paylaşmasına ve kendisini ifade etmesine fırsat verin. Öğüt vermekten kaçının. Basit çözümler bulması için onu zorlamayın, onun yerine kendinizi koyun. Eleştirel olmadan, intihar etmeyi düşünüp düşünmediğini, intihar planının zamanını ve şeklini, kullanacağı araçlara ulaşıp ulaşamayacağını öğrenin. Ancak intihar düşüncesinden onunla ilgili yaşadıklarını, duygularını, düşüncelerini paylaşarak uzaklaşabileceğini unutmayın. Bu konuda bu nedenle açık açık konuşmaktan kaçınmayın.

Samimi ve dürüst olun: Sizi sözleri ya da eylemleri korkuttuysa doğrudan bunu kendisine söyleyin. Ne söyleyeceğinizi eğer bilmiyorsanız ne söyleyeceğinizi bilmediğinizi söyleyin. bir şeyler bulup da söylemeye çalışmayın. Dürüst bir şekilde ona karşı duygu ve düşüncelerinizi bir şekilde paylaşın. Üslubunuza bunları söylerken dikkat edin. Daha fazla ergeni öfkelendirecek davranışlarda bulunmaktan kaçının.

Duygusal paylaşımda bulunun: Herkes zaman zaman umutsuz, yardımsız hissedebilir. Onunla kendinize ait duyguları paylaşın. Bu duyguları onun sadece kendi yaşıyor olduğu düşüncesi içinden çıkmasına imkan verin. Ergene faydası olabilecek şekilde benzer sorunlar yaşadıysanız paylaşın. Ya da sizi oldukça üzen, intiharı düşünmüş olabilecek başınızdan geçen durumları, nasıl bu sorunlarla başa çıkabileceğinizi anlatın. Ergenin de bu esnada olumlu ve olumsuz duygularını paylaşmasına imkan verin.

Yardım ve destek isteyin: Acil bir risk yoksa eğer kendi yardımınızı önerin ve profesyonel yardım alması için mutlaka destekleyin. Bir intihar planını asla sır olarak tutmayın. Bunu sizden kimse söylememenizi isteyebilir. Ancak bu sorumluluğu asla tek başınıza taşımayın.

Aile, çevre ya da profesyonellerce ergenin intihar girişiminin yeterince ciddiye alınmaması, yeni girişimleri kolaylaştıran, en önemli faktör olmaktadır. Ergen böylesi durumlarda yeterince zarar görmeden psikolojik danışma yardımı alınmalıdır.

 

 

Benzer Konular

Author: Sevtap Kılınç

Sosyal Medyada Paylaş:

Yorum Yapmak İster Misiniz?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.