Duygusal Olarak Zeki Çocuk Nasıl Yetiştirilir?

 

Yalnızca duyguları fark etme ve kontrol etmede duygusal olarak zeki olan çocuklar başarılı değildir. Diğer kişilerin de aynı zamanda durumlarını anlayabilme becerilerine sahiptirler. Duygusal zeka sağlıklı gelişim içinde çok önemlidir.

‘Bilim, geçtiğimiz on senede, hayatlarımızda duyguların yer aldığı inanılmaz rolü keşfetti. IQ düzeyinden çok araştırmacılar, duygusal farkındalığın, duygularla baş edebilme becerisinin hayatın bütün alanlarındaki (aile ilişkileri de dahil) başarı ve mutluluğu belirlediğini ortaya koymuştur.

Kendi duygularını çocuklarımız tanımlayabildiklerinde, sakin kalabilmek adına daha rahat bir şekilde ihtiyaçlarını ifade edebiliyorlar. Sadece sağlıklı gelişim olduğu için bu durum iyi bir haber değil, aynı zamanda daha az ağlama nöbetleri/öfke, mızıldanma ve güç savaşları anlamına gelir.

Küçük yaş çocuklarında duygusal zekayı örnekleyen birkaç madde aşağıda yer almaktadır.

Kendi duygularını tanımlayarak, onunla ilgili konulabilmek

  • ‘Sana kızgınım!’
  • ‘Çok mutluyum!’
  • ‘Üzüldüm’

Direkt olarak duyguların, düşünceler ve davranışlar üzerindeki etkisini

  • ‘Mutlu olduğumda gülerim’
  • ‘Üzgün olduğumda ağlarım’
  • ‘Bazen kızgın olduğumda vurmak istiyorum’

Duyguları kontrol altına alabilme ve yönlendirme üzerinde çalışma

  • ‘Kızgın olunca vurmak isteyebilirim fakat vurmak uygun değil, ayaklarımı bu nedenle yere vurup kızgın olduğumu söyleyeceğim.’

Arkadaşlarla geçinmek, arkadaş ilişkilerini öğrenmek

  • ‘Arda ile oyun oynamak hoşuma gidiyor’
  • ‘Ardayla …… paylaşmam gerektiğinde üzülüyorum. Ona henüz hazır olmadığımı söyleyip, başka bir şeyi paylaşmayı teklif edeceğim.’

Çocuğunuza, duygusal olarak zeki bir çocuk yetiştirip birçok fırsat sunabilirsiniz.

  • Birçok çeşitli gerçek duyguyu hissetmek
  • Kendi duygu ve kararlarını yansıtabilme fırsatı
  • Problem çözmeyi büyürken ve öğrenirken öğrenme
  • Çeşitli duyguları diğer kişilerin deneyimlediklerini gözlemleme
  • Sosyal farklı durumlarda etkileşime girmek
  • Hemen olumsuz duyguları onarılma teklifinde bulunmadan deneyimleme (şeker verip ağlamasının durmasını sağlama gibi)

Otantik olarak çocukların duygularını hissedebilme yetilerine, sosyal beklentilerine uyum sağlayabilirken, ebeveynlerinin rehberliğine, çocuklar hem duygularını öğrenmek hem de kontrol edebilmeyi öğrenmek için ihtiyaç duyarlar.

Peki, çocuklarına ebeveynler nasıl duygularını düzenlemeye yardımcı olabilir?

Konulup-dinleme: Ortaya çıkan duygular hakkında konulun, öğüt vermek için değil onların hislerine dahil olmaya, bu duyguya tepkilerinin neler olduğu konusunda sohbet edin. Farklı insanların aynı duyguları yaşaması hakkında da konuşabilirsiniz. Duygusal zeka üzerinde yapılan araştırmalar, duyguları hissetme, duygulara sahip olma ve duyguları bilişsel olarak tanımlayabilme arasında sağlıklı bir ilişki olduğunu ortaya koyuyor. Mesela kızgın olduğunu bir çocuk söyleyebiliyorsa öfke patlama döngüsüne girme ihtimali de daha düşük oluyor. Bu beceriyi Dr. Dan Siegel ‘Kontrol için isimlendirme’ olarak özetliyor.

Saygı duyun ve küçümsemeyin: Duygular herkeste farklıdır ve geçerlidir. Ne hissetmesi gerektiğini söylemekten çocuğunuza kaçının. Mesela çocuğunuz eğer korktuğu için şikayet ediyorsa ona bunu geri yansıtın. ‘Kormuş hissediyorsun.’ Çocuğunuza bu durumda korkacak bir şey olmadığını söylemeniz yardımcı olmayacaktır. Çocuğunuza eğer ne hissetmesi gerektiğini söylerseniz, hissettiği duygu ile o an çelişebilir bu da kafa karışıklığına neden olur.

Kitaplar: Karakterlerin çeşitli duygular deneyimledikleri zengin içerikli hikayeleri çocuğunuza okuyun. Karakterin çocuğunuza nasıl hissettiğini, neler düşündüğünü, neye karar verdiği üzerine sohbet edin.

Oyun: Oyun ile çok doğal bir biçimde çocuklar duyguları taşır ve deneyimler. Hatta direkt olumsuz duygular üzerinde oyuncak bebek, kukla gibi figürleri kullanarak oyun kurabilir. Olumlu duygu kontrolüne bu oyun dolu anlar iyi birer örnek oluşturmak için faydalı olabilir.

Çocuklar küçükken aşağıda tekrar tekrar oynadığımız bir oyun var:

Etrafta iki ayıcık şarkı söyleyerek neşe içinde koşar, şarkıyı bir tanesi daha yüksek sesle söylerken diğer ayıcığa çarpar. Arkadaşına çarpan ayı:’Özür dilerim, ayıcık. Canını acıttım mı? Sarılabilir miyim?’ diyebilir. Biraz ağlayarak canı yanan ayıcık da şöyle söyleyebilir ‘Bana çarptığında canım acıdı ve korktum. Birbirimizi kollayarak şarkı söyleyip dans edebilir miyiz?’ Ayıcıklar daha sonra şarkı söyleyip dans etmeye devam edebilirler. Bu ayılardan birisi olması için çocuğunuzu oyuna dahil etmelisiniz.

Disiplini utandırmadan sağlama: İyi davranışları öğretmek ya da duygularını kontrol etme becerisini kazandırmak için çocuğunuza vurmayın, onu dışlamayın ve utandırmayın. Çocuğunuzun duygularını fark etmesi, tanımlaması ve yönetmesi için bu tür duygular ona yardımcı olmayacaktır. Ayrıca duyguları kontrol etme konusunda da çocuğunuza uygun bir model olmamış olursunuz.

Örnek olup empati kurun: Özellikle topluma açık alanlarda çocuklar kaygılandıklarında, üzüldüklerinde ya da kızdıklarında en fazla empatiye ve onları sevdiğinizi duymaya ihtiyaç duyar.

Sakinleşme sürecini çocuğunuz öfke patlaması yaşarken başlatabilmesi için sizin şefkatinize ve empati kurmanıza ihtiyaç duyar. Çocuğunuza, sizin bu durumlardaki tutumunuz örnek olacaktır.

 

 

 

 

Benzer Konular

Author: Sevtap Kılınç

Sosyal Medyada Paylaş:

Yorum Yapmak İster Misiniz?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.