Çocuklar Sağlıklı Beslenmeli

Sağlıklı bir yaşamın anahtarını sağlıklı beslenme alışkanlıkları sunuyor. Yaşamın ilk yıllarında bu alışkanlıklar kazanılıyor. Çocuk yeterli ve dengeli beslenmediğinde istenilen düzeyde büyüme ve gelişimi de sağlanamıyor ya bağışıklık sistemi etkileniyor ya da obezite gibi sağlık sorunları ile karşılaşılıyor.

İnsanoğlunun doğumdan ölüme kadar olan süredeki temel ihtiyacı yemek yemedir. Sadece fiziksel devamlılığınızı devam ettirebilmek için değil yemek; sosyal ilişkilerimiz açısından da vazgeçilmez bir gereksinimdir.

Çocuklarımız ve diğer aile bireyleri ile geçirebileceğimiz yemek zamanlarımız, önemli anları oluşturur. Yemek yemenin yaşamı devam ettirmek için zorunluluğu dışında yediğimiz besinlerden fayda sağlamak da önemlidir. Her yaş grubu için bu noktada söz konusu olan sağlıklı beslenme kriterleri devreye giriyor. Özellikle çocukların sağlıklı ve dengeli beslenme büyümesi için ayrı bir özen gerektiriyor. Çünkü beslenme ve sağlık durumu arasında uzmanlar karşılıklı bir etkileşim olduğunu belirtiyor.

Çocuk yeterli ve dengeli beslenmediğinde bağışıklık sistemi etkileniyor, hastalıklara karşı yatkınlığı oluşuyor ve büyüme, gelişme düzeyi istenilen duruma gelmiyor.


İlk 6 ay anne sütü

Eğer anne yeterli miktarda süte sahipse- bebek doğduktan sonra ilk 6 ay bebeğin tüm ihtiyaçlarını anne sütü tek başına karşılayabiliyor. Bebeğin yeterli kiloda olması, anne sütünün yeterli olup olmadığının en önemli göstergesidir. Bir yaşına kadar bebeğin kilo alımının izlenmesinin sağlıklı bir şekilde kilo alıp almadığı konusunda anne ve babaya fikir olabilecek bilgiler sunuyoruz.

Beslenmenin doğal yolu emzirmektir ayrıca bebeğinizin en ideal besini de sizin sütünüzdür. Çünkü siz emzirdikçe süt artarak gelmeye devam eder. Sütün dönemine göre, anne sütünün besleyici içeriği, günden güne ve beslenmeden beslenmeye değişir. Her ay ilk altı ay içinde 600 gr kilo alımı anne sütünün yeteri olduğu anlamına gelir. Bebeğin bunun dışında günde 5-6 kere altını ıslatması, kakasını günde 1-2 kere yapması size anne sütünün yeterliliği konusunda fikir verir. Anne sütünün diğer yandan yetersiz olduğu durumlarda, aç kalındığında kan şekeri düzeyinin düşmesine bağlı olarak bebek uyuklayabilir ve ağlamayabilir. Bebeğin doyduğu izlenimini bu sakin görünüm yanlışlıkla verebilir.

  1. aya kadar eğer anne sütü yeterli ise ek gıda verilmemesi gerekir. anne sütü yoksa ya da yeterli değilse hekim önerisi doğrultusunda 4. aydan sonra ek gıdalara başlanabilir. Ek gıdalara başlama sürecinde ek gıdaların tümü aynı anda kullanılmamalıdır, tek tek verilmelidir. Meyve suyu önce azar azar arttırılarak 1. gün 2 tatlı kaşığı, 2. gün 2 çorba kaşığı, 3. gün 3 yarım kahve fincanı, 4. gün tam kahve fincanı miktarında çay kaşığı ile bebeğe verilmelidir. Aynı tarzda 5. gün diğer ek gıdaya geçilmelidir. 6. ay sonrasında püre kahvaltı, 7. ayda balık, tavuk, et verilebilir. Aile ile birlikte 9. aydan sonra masadaki gıdalardan alabilir. İnek sütü, yumurta akı, şeker, bal, çay, tuz, çerez, katı yağlar, sakatat ilk 1 yaşta önerilmemektedir.

Birlikte sofraya oturun

Yemek sofrasına özellikle oturabilmeye başladığı andan itibaren sofrada çocukların ailesiyle birlikte olması önerilir. Yemeğin hazırlanıp, pişirilip sofraya getirilmesine kadar çocuğun her aşamasında bulunması özgüveninin de artmasını sağlar.

Ailesi ile birlikte çocuğun yemeği hazırlamasının, sofraya oturmasının çocuğun katılımcı bir birey olmasında etkili olduğu bilinir. Aynı zamanda bu davranış kalıbını çocuğun beslenme alışkanlıkları üzerinde de olumlu etkileri vardır. Ailelere bu noktada çok iş düşer. Sağlıklı beslenme ve sağlıklı beslenme alışkanlığı bir eğitim sürecidir ve erken çocukluk döneminde başlar ve geleceğe, bu dönemde elde edilen alışkanlıklar taşınıyor. Yetişkinin bu nedenle sağlıklı beslenme konusunda yeterli eğitimi alması ve çocuklarına aktarması gerekir.

Çocuklara ailelerin sunduğu eğitim göstermelik olmamalı ve kendilerinin de mutlaka kurallara uyması gerekir. Çocuklar sebze ve meyve yemelidir. Fakat onları aileler fast food restoranlara götürdüklerinde o çocukların sebze yemesi nasıl beklenir? Ya da zararlı olan asitli içecekleri, çocuk her dolabı açtığında birkaç litre karşısında görebiliyor. Çocuklardan bu gibi durumlarda doğru beslenme alışkanlıkları içinde olmalarını beklemek de hata olur. Etiket okuma alışkanlığımızın olmaması da bir başka önemli noktadır. Ailelerin bu tarz bir alışkanlığı olsa ne gibi maddelerin gıdaların içinde olduğunu bilecekler ve bu manada da bir kültür oluşacak.

Dikkat edilmesi gereken hususlar

Sağlıklı beslenme için; yediklerimizin içerdiği besin öğelerinin kalitesi, yetiştirilme esnasında ilaç ve hormon kullanılmış olması, pişirim ve saklama teknikleri de sağlıklı ve kaliteli beslenme için oldukça önemli kıstaslar arasında yer alır.

Bu noktada beslenme şeklimiz organik tarımdan yana olmalıdır. Bu konuda da ailelerin bilgilenmesi gerekir ve bu yönde de seçim yapmaları gerekir. Bazı ülkelerde bebekler için organik beslenmenin zorunluluğu olduğu bilinir.

Zorla beslenme, hiç kimse için kabul edilemez ki çocuklar da buna dahildir. Yemek yemeyen çocuğun sorunun altında psikolojik ya da organik problemler olabilir. Nedenini bulmak gerekir. bunun eğer bir sağlık sorunu olduğunu düşünüyorsanız ve yetersiz beslenme de işin içindeyse bir uzmana mutlaka danışmak gerekir.

Büyüme ve gelişme hızı çocukluktan erişkinliğe geçinceye kadar değişkenlik gösterdiği için buna bağlı olarak ihtiyacı olan besin miktarı da değişiyor. Bebeklik zamanlarına göre 2-6 yaş arasındaki çocukların ihtiyacı olan besin miktarı daha yavaş oluyor. Yılda 2,5 kilo alıyor ve 7 cm uzuyor.


Büyüme hızı, gerekli olan enerji ve aktivite de yıl içinde değişebiliyor. Çocuklar yemekten çok bu dönemde etrafında neler olup bittiği ile ilgileniyor, onların bu doğal gelişimlerinin bir parçasıdır. Çok fazla yemek masasında zaman geçirmekten hoşlanmıyorlar. Sofrada çocuk 5 dakikadan fazla tutulamıyor. Aslında biraz da bu davranışların tümü çocuğun kişiliği ile ilgilidir. Bu anlamda devamlı bir inatlaşma olursa, daha da beslenmenin azalması görülebilir.

Çocuğun eğer büyüme ve gelişmesi yerinde, enerjisi yüksek ve mutlu ise ailelerin tedirgin olmasında bir anlam yoktur. Çocuğun belirlenen büyüme kriterlerine belirli periyotlarda yapılacak kontrollerde uygun olup olmadığı araştırılabilir. Ortalamada giden bir çocuk, ortalamadan düşerse ya da büyüme sınırı en üstte giden bir çocuk birkaç basamak altta büyüme periyoduna devam ettiği görülürse, bazı sorunların olduğunu düşünmek de ve sorgulamak da yarar vardır.

2 yaş sonrası

Büyükler gibi davranıp çocuklara da seçme hakkı tanınması gerekir. Besinlerin dengesini kurmak dikkat edilmesi gereken tek noktadır. Çocuklar bu yaş grubunda, iki porsiyon eti yiyebilir. Bunu dönüşümlü olarak balık, tavuk, yumurta, yarım kap kadar mercimek, fasulye gibi baklagillerle de değiştirebilirsiniz. Ayrıca 1/3 tohum ve kuruyemişler de yenebilir. 3 porsiyon da süt grubunun alınmasında fayda olacaktır.

Sütü fazlaca içmeye de gerek yoktur çünkü sağlıklı olmaz. Süt grubu besininden 300 ml’den fazla alınmaması gerekir aksi halde kansızlık, tek yönlü beslenme gibi sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Sebze ve meyve gibi gıdalar da bu yaş grubunda oldukça önemlidir. 150 ml sebze suyu, 200 gr yeşil yapraklı sebze içilebilir. Asitli içeceklerin de bunun yanında az tüketilmesi gerekir.

Basit önerilerle sebze sevmeyen çocuklar içinde sorun çözülebilir. Birkaç çeşit sebzenin suyu sıkılarak içirilebilir. Çocuk eğer hiç sebze sevmiyorsa, başka sevdiği gıdalarla karıştırılarak sebze suyunu içmesi sağlanabilir. Sebzelerin pişirilip saklanma koşulları da oldukça önemlidir. Az suda ya da buharda yüksek ısıda pişirilmesinde fayda vardır. ‘çocuk sebze yemiyor’ diye ailelerin üzülmesi gerekmiyor, herhangi bir sevdiği yemeğin içine karıştırılıp yedirilebilir ya da suyundan içirilebilir.

Meyve grubunda ise iki porsiyon tüketebilir. 50 gr kuru meyve ya da 150 ml taze sıkılmış meyve suyu yenebilir. 6 porsiyon da tahıl grubu önerilir. 1 kap pirinç, 1 dilim ekmek, 1 kap makarnanın tümü bir porsiyon sayılır.

Okul öncesi eğitim kurumlarındaki beslenme

Kimi zaman okul öncesi eğitim kurumlarının beslenme listelerinde çocuğun sağlığına katkısı olmayacak ürünler yer alabiliyor. Ancak arada bu listeleri kuru yemişler ve kuru meyvelerle zenginleştirmek mümkündür. Hazır kek ve meyve suyundan oluşan bir öğün bir beslenme tarzı değildir tam tersi çocuklarda şişmanlığa neden olur.

Bir öğünü 2-6 yaş grubu çocuklar iyi tüketiyor. Bu nedenle öğle yemeğini örneğin iyi yemiş bir çocuk için çok üzülmemek gerekir. Ara öğünlerde ihtiyaçları olan ana maddeleri sunmak mümkündür ancak burada biraz akıllıca davranmak gerekir. farklı tat ve renklerde ara öğünlerde sunulan besinler çocukların oldukça dikkatini çeker. Bunun yanı sıra şekerli besinlerin ağırlıklı olması, iştahsızlık, isteksizlik, aşırı kiloya, diş çürüklerine ve tokluk hissine yol açabiliyor. Çocukların bu dönemde büyüme ve gelişmesini etkileyebilecek, mineral ve vitamin eksikliğinin olmaması, demir eksikliğine bağlı olarak kansızlık ve lifli gıdaların az tüketilmesinden dolayı kabızlığın gelişmemesi için oldukça dikkatli ve özenli öğünler hazırlanmalıdır.

Sağlıklı beslenme alışkanlığı için

  • Çocukların aktif olarak alışveriş, pişirme ve masa başındaki işlere katılmasını sağlayın.
  • Düzenli olarak öğün saatleri uygulamaya dikkat edin.
  • Basit ve besin değeri yüksek öğünlerin hazırlanmasına özen gösterin.
  • Küçük porsiyonlarda çocuklara yemek sunup tekrar istemesi için izin verin. Ebeveynler bu alışkanlığın kazanılmasında örnek olabilir.
  • Besleyici değeri yüksek besinler, tatlılar tüketilinceye kadar sofraya getirilmemeli, fakat ödül gibi de sunulmamalıdır.
  • Masada çocuğun rahat olduğundan emin olunmalıdır. Olabildiğince anne ve baba olarak masaya birlikte oturmaya dikkat edin.
  • Sofrada çocukların yeni tatlar denemesini ve uygun davranış gösterdiklerinde onları övmeyi alışkanlık edinin.
  • Öğünlerin okul öncesi eğitim döneminde yağ, tuz, enerji açısından zengin ve sentetik katkı maddeleri içermemesine dikkat edin.
  • Kafein ve şeker açısından zengin ve iskelet sisteminin de olumsuz etkilenmesine neden olabilecek fosforik asit katkılı içeceklerin tüketilmemesine özen gösterin.
Benzer Konular

Author: Sevtap Kılınç

Sosyal Medyada Paylaş:

Yorum Yapmak İster Misiniz?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.