Çocuk ve Demokrasi Anlayışı

 

 

Artık daha çok yaşam tarzı ve anlayışta maddi özellikler ve yeterlilikler ön plana çıktığından dolayı önemini bazı değerler kaybetmiş durumda. Para kazanmak peki nasıl? Başkalarının haklarını çiğneyip, diğer çalışanları iş yerinde basamak yaparak, mobbing uygulayarak, aleyhine arkasından konuşarak, aşağılayarak, hakları göz ardı ederek…

Akademik başarı önemsendiğinden çocuklar için başarılı olmak, ‘yeter ki başarılı olsun, insan ilişkileri, aile içindeki ilişkileri en alt düzeyde de tutabilir’ fikri benimsenmiş durumda. ‘Çocuk dersini çalışsın ve testleri çözme oranı ve test sayısı yüksek olsun’ mantığı ile öğretime önem verildi ancak eğitim yönü eksik kaldı. Hatta eğitilebilir yaşlar çocuk için değerlendirilemedi.

Geçmiş kuşaktakilerin zorlu yaşam koşulları, anne-babaları ‘ çocuğum yeterli okusun adam olsun’ fikrine yöneltti. Başkaları da demokratik olmada kendimiz kadar önemlidir. Nasıl bize davranılmasını istiyorsak, aynı şeyi başkaları için de düşünmeliyiz. Empati kurabilmeliyiz.

Kendimiz, evet önemliyiz ancak bir toplumda yaşıyorsak ve yalnız olarak; bir adada değilsek, birbirimize muhtacız ve birbirimizi farklı özelliklerimiz ile tamamlamalıyız. Herkes tek başına özgür olup, başkalarını hiçe sayarak yaşayamaz.

Kendi özgürlüğünün insanlar başkasının özgürlüğüne zarar vereceği yerle sınırlı olduğunu bilmelidir.

Ayrıca geçmiş kuşaktakiler baskı altında büyüdü, ailede sadece babanın sözünün geçmesi, toplumsal hayatın annenin dışında kalması, fazlaca çocuklarıyla mesafeli olma ve çocukların ezik, söz hakkı olmayan bireyler olarak yetiştirilmesi, fazlaca korku unsuruna yer veriliyor olması, büyünce çocukların da bu eğitim tarzına kendilerini yakın hissediyor olmalarına neden olmuş olabilir. Çocuklarına, onlar da bu şekilde yaklaşmayı uygun görerek, gelen kuşağa yaşam tarzını taşıyor olabilir.

Alışılmış durumdan yeni bir duruma geçmek için adaptasyon sağlamak zaman alır, çok da insanların dönüşüme uyum sağlaması kolay değildir.

Adeta demokrasi ile değer vermek iç içe bir kavramdır. Bu kavramı çocukların içselleştirip, bu şekilde yaşamını devam ettirebilmesi için öncelikle aile içindeki bireylerin birbirlerine değer verdiklerini, kendi aralarında hissetmeleri gerekir.

Birbirine aile bireyleri danışmayı, fikir almayı kendilerinde bir eksiklik olarak görmemeli, fikir dünyalarını tam aksine zenginleştirdiklerini ortak bir noktada çaba göstermekle birleştirici olduklarını düşünmelidirler. Mutlaka başkalarının dediğini yapmak danışmak değildir. Fakat ‘akıl akıldan üstündür’ diye bir söz vardır. Daha etraflıca bizim düşünmemizi sağlayabilir. Son karar kendimizindir.

Aile toplantıları çocuklarla yapılıp, bunu devam ettirmek; çocuklarında belli konuları değerlendirmek için fikrini sormak, tüm aile bireylerini ilgilendiren küçük bir eşya alırken oylama yaparak karar vermek, bunu hatta özellikle planlamak, demokrasi çalışmalarındandır diyebiliriz.

Özelikle demokrasinin hoşgörü olduğu hep canlı tutulmalı, mesela erkek çocuğu olan aileler ergenlik döneminde kendileri benimsemese de ya da ailenin anlayışına uygun olmasa da hoşgörü ile çocuklarının saç uzatmasına yaklaşmalı, bu durumu kabul etmelidir, demokrasi anlayışı aksi olursa zedelenmiş olur.

Çocukları bir evde hiçe sayarak sürekli babanın istediği yemeklerin yapılması, demokrasi anlayışının zedelenmesine yol açar.

Yalnızca demokrasinin çoğunluğun görüş ve fikirlerinin geçerli olmadığı, kendilerine göre diğer kişilerin de doğru düşünebileceği hakkını vermek üzerinde durulmalıdır. Önceleri bu durum çoğunluğun görüşleri olsa da benimsense de azınlık fikirleri demokrasi anlayışında isteklerine de önem verilmesi gündemdedir.

Çocuklar üzerinden bunu basit olarak örneklersek, genellikle üç çocuklu bir ailede iki çocuk top oynamak istiyorsa istemese de üçüncü çocuk da katılmak durumundadır. Ama çoğunluk hep top oynamak istiyor diye devamlı top oynanmamalıdır, sadece ip atlamayı isteyen çocuk için zaman zaman diğer iki çocuk da ip atlama oyunu oynanabilmelidir. Bu duruma bir yetişkin müdahale edip ‘hayır, hep üçünüzde top oynayacaksınız, sen istediğinde tek kalıyorsun’ derse demokrasi anlayışına zarar verir.

Çocuklarıyla ailelerin iletişimlerini sağlıklı bir şekilde kurup, değişen dünya düzenine uyum sağlayarak, doğru bir şekilde hak ve özgürlükleri anlamlandırarak, danışmanlık olarak gerektiği yerde hoşgörü ortamını dengeli bir şekilde yürütecek bir yaşantı içinde olmaları gerekir.

 

 

 

Benzer Konular

Author: Sevtap Kılınç

Sosyal Medyada Paylaş:

Yorum Yapmak İster Misiniz?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.