Çocuk ve Boşanma

 

Toplumun en küçük maddesi olan aile, maddenin en küçük yapısı olan atoma benzer. Eloktron-nötron-prooton gibi atomu oluşturan bileşenler olduğu gibi aile de anne, baba ve çocuklardan oluşmaktadır. Maalesef atom parçalandığında ne gibi sonuçlar doğuracağına II. Dünya Savaşı’nda tanık olduk. Aile de tıpkı atom gibi parçalandığında geniş etki alanı meydana gelir. Bu durumdan hiç şüphesiz ki çocuk en fazla etkilenen olur.

Annesinin rahmine düştüğü andan itibaren çocuk anne ve babası ile etkileşim içindedir. Annesinin kucağında, dünyaya geldiğinde gözlerini açar. Dünyayı da babasının güven şemsiyesi altında tanır. Acıktığında, hastalandığında, düştüğünde yanında hep anne ve babası vardır. Çocuk için hayatta anne ve babası onu sımsıkı saran emniyet kemeri, hava kadar onun için gerekli olan sevginin kaynağı, onlarsız hayal edemediği hayatının kahramanlarıdır. Bir kalem kaybolduğunda gündelik hayatta bu duyguları hemen hisseden çocuğun hayatının en önemli parçası olan anne ya da babasının evden ayrılıp kendisinden uzakta yaşaması karşısında güven duygusu çocukta sarsılır ve oldukça büyük şok yaşarlar. Anne ve baba boşanma kararı aldıktan sonra birisi evi terk ettiğinde ileriki hayatları için suçluluk duygusu, korku, endişe ve üzüntü yaşarlar.

Çocuğa nasıl anlatılmalı?

Çocuğa boşanmanın anlatılmadan eşler arasında kararın netliğe ulaşması gerekmektedir. Çocuğun gelişim düzeyine göre boşa kararı aldıktan sonra boşanmanın ne olduğu, niçin bu kararı aldıklarını, çocuğun bu kararı almada bir etkisi olmadığını, bundan sonraki hayatlarının nasıl olacağı, kiminle nerede kendisinin kalacağı anlatılmalıdır. Çocuğa boşanma kararını söyleme  sürecinde anne ve babanın her ikisi de konuşma sırasında bulunmalı ve karşılıklı anne babanın öfke, suçluluk ya da suçlama gibi duyguları bu konuşmaya karıştırılmamalıdır. Çocuğa boşanma ifade edildikten sonra kendisinin bu konu hakkında ne düşündüğü hissettiği ile ilgili sorular sorulmalıdır.

Çünkü sorular bu dönemde netliğe kavuşmamış ise bilinç altında ifade edilmeyen duygular bastırılmışsa çocuk sonraki süreçte sorunlar yaşayabilir.

Sıkça çocukların sorduğu sorular

  • Niye boşanıyorsunuz?
  • Tekrar sen ve babam/annem bir araya gelecek misiniz?
  • Benim yüzünden mi boşanıyorsunuz?
  • Okulu değiştirecek miyim?
  • Ne sıklıkla annemi/babamı göreceğim?
  • Arkadaşlarımı da görebilecek miyim?
  • Büyükanne ve büyükbabamı görebilecek miyim?
  • Fakir mi olacağız?
  • Kiminle tatillerimi geçireceğim?

Doğru bir şekilde yaşına uygun ifadelerle çocuğun sorduğu sorulara yanıt verilmelidir. Bazen hayatta boşanma gibi üzücü olayların insanların başına gelebileceğini, her şeyin bu durumla sonunun olmadığını, her zaman anne ve babası olarak yanında olunacağı, uzun vadede bu yaşadıklarının kendisini güçlendireceği algısı oluşturulmalıdır.

Çocuklardaki ortak tepkiler ve davranma şekilleri

Aile dağıldıktan sonra çocuklar yeni düzene uyumda güçlük çekerken değişik duygusal tepkiler gözlemlenebilir. Anne babaların bu dönemde, çocukların duygularını göstermeleri ve onlarla yüzleşmelerini sağlamaları yeterlidir. Eğer çocuklar açığa duygularını çıkaramazsa ileride endişe, depresyon, konsantrasyon bozukluğu, kişilik sorunları, yalnızlık korkusu gibi rahatsızlıklar yaşayabilir. Çocuklarda boşanmadan sonra sıklıkla görülen tepkiler;

Korku: Bilinmeyenlerin boşanmadan sonra yarattığı korku tüm çocuklarda görülür. Onları korkutan konulara ve çocukların yaşlarına göre değişir. Çocuklarına, ayrılan anne baba korkularını anlattırıp, onların güvenini sarsmayacak biçimde davranmalı ve asla terk edilmeyeceklerini hissettirmelidirler.

Üzüntü: Ebeveynlerinin yerini çocukların hayatında kimse tutamaz ve iki ebeveyne de çocukların ihtiyacı vardır. Bir ebeveynin ayrılık bile günlük yaşantıdan çekilmesi çocukların tümünü üzer. Çocuklar ağlamak ve üzgün olmaktan başka üzüntülerini, yalnız kalmayı istemek, ters davranış, az konuşmak, öfke, üzüntülü resimler çizme gibi yöntemlerle gösterebilir. Çocukları ile duygularını ebeveynler tartışıp, paylaşıp onların rahatlamalarını sağlamalıdır.

Öfke: Anne babalarının boşanmalarına duydukları öfkeyi çocuklar, yakınlarına bağırma, kavga, kırıp dökme ile gösterebilir. Ebeveynler bu durumda öfkeyi görmezden gelmek ya da bastırmak yerine, kabul edilebilir sınırlar içerisinde, çocuklarının öfkelerini dışa vurmalarına müsaade etmelidir. Çocuklar bazen öfkeden içlerine kapanır. Öfkeyi onlara da söze döktürtmek gerekir.

Suçluluk: Dünyanın merkezinin çocuklar kendilerinin olduğuna inanır ve kendilerinin her olayın nedeni olduğunu düşünürler. Bu nedenle kendileri yüzünden anne baba ayrılığının olduğuna inanıp, suçluluk hissedebilirler. Hatta tekrar birleşmenin çoğu zaman kendilerine bağlı olduğuna inanırlar. Tutarlı olarak anne baba çocukları, boşanmalarında onların bir etkilerinin olmadığını, tamamen onun dışında olayların geliştiğine ikna etmek gerekir.

Yalnızlık: Ebeveynlerden birinin boşandıktan sonra evden gitmesi ve yeni bir yaşam biçimi çocukların kendilerini yalnız hissetmelerine neden olur, onların üzüntülerini, korkularını arttırır, hayali bir arkadaş bulmaya iter. Ebeveynlerin çocukları yalnızlık hissini önlemek için yalnız geçirecekleri zamanda hoşlarına gidecek, rahatlatacak aktivitelere yönlendirmeleri faydalı olacaktır.

Gerileme: Çocuklar ayrılıktan sonra zor durumlardan kaçmak ve rahatlamak için geri gelişimini tamamladıkları bir aşamaya dönebilirler. Mesela yatağı ıslatma, parmak emme gibi… Duygularını kontrol edemedikleri için bunu yaparlar. Bu dönemde ebeveynler onları cezalandırmayıp, rahatlatmaya çalışmalıdır.

Uyku bozuklukları ve yeme sorunları: Çocuklarda, ailenin dağılmasına tepki olarak uykusuzluk, yemek yeme alışkanlıklarında sorunlar görülebilir. Ebeveyn bu durumlarda çocuğun alıştığı düzeni bozmamaya gayret etmelidir, gerekirse de bir doktora danışmalıdır.

Okul sorunları: Çocuklarda boşanmanın yarattığı karmaşık duygulardan dolayı okulda çocuklar başarısızlık yaşayabilir ya da saldırgan davranışlar gösterebilirler. Bu davranışlar genelde boşanmanın olumsuz etkileri azaldıkça düzelir. Çocuklarının okul durumlarını ebeveynlerin öğretmenleriyle düzenli olarak takip etmeleri gerekir.

Fiziksel problemler: Rahatça çocuklar duygularını açığa vuramadıklarında ya da stres altında olduklarında baş, göğüs, mide ağrıları, kramp gibi problemler yaşayabilir. İlgi çekmek için bu sorunların olduğunu zannedip önemsememek doğru değildir, bir doktora göstermek mümkündür.

Madde kullanımı: Özellikle ergenlikte olan bireyler boşanmayla birlikte kendilerini boşlukta hissedebilmektedir. Bu dönemde zaten çalkantılı bir dönem geçiren bireyler yaşadıkları ağır travmanın etkisinden dolayı alkol, sigara ve uyuşturucu madde kullanabilmektedir. Bu sorunla ebeveynlerin karşılaşmaması için çocuğuna arkadaş gibi yaklaşması, yargılamadan, sorgulamadan her konuyu konuşmalıdır.

Çocuğun dünyasında boşanma büyük bir değişimdir. Anne ve babasının zaten boşanması sonucu büyük bir travma yaşarken çocuğun hayatına yeni değişiklikler getirmek pek uygun olmayacaktır. Yani yeni bir okul, yeni bir ev, ikinci bir evliliğin daha da çocuğun uyum sağlama sürecini zora sokacağı unutulmamalıdır. İlerleyen süreçte tüm bunların olmaması mümkündür. Ancak çocuk yeni hayatına uyum sağladıktan sonra bütün bunlar yapılabilir. ‘Kötü de olsa çocuk anne ve babası ile birlikte büyümelidir’ mi yoksa ‘Mutsuz olmaktansa ayrılmak en iyisi’ mantığımı doğrudur orası tartışılır ancak şu bir gerçektir ki sağlıklı bir şekilde çocuğun gelişim gösterebilmesi için anne rahmine düştüğü andan itibaren anne ve babaya muhtaçtır. Çocuğun hayatında yapılan araştırmalara göre anne ve babası yoksa ya da görevlerini yerine getirmediğinde çocuğun hapse girme riski 8 kat, davranış problemi gösterme riski 20 kat, cinayet işleme riski 5 kat, taciz vakalarına karışma riski 20 kat, evden kaçma riski 32 kat ve madde bağımlısı olma riski 10 kat artmaktadır. Birbirini eşler boşayabilir bu herkesin doğal hakkıdır. Ancak anne ve babanın arasında asla boşanma olmamalıdır. Gerektiği durumlarda ebeveynler bir uzman yardımına başvurmalıdır. Asla çocuklar boşanmanın bedellerini ödememelidir.

 

 

 

Benzer Konular

Author: Sevtap Kılınç

Sosyal Medyada Paylaş:

Yorum Yapmak İster Misiniz?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.