Çocuk Eğitiminde Övgü ve Ödül

 

Çocuklarını eğitirken anne babaların, onlara yeni davranış kazandırırken ve istediklerini yaptırırken ödül yöntemini kullanırlar. Her ne kadar ödül cezadan daha masummuş gibi görünse de doğru kullanılmazsa en az ceza kadar çocuklara zarar verebilir. Her ebeveyn ve eğitimci bu nedenle çocukların davranışlarına yön verirken ödül ve övgünün nasıl kullanılacağını öğrenmek zorundadır.

Ödülün zarar verme nedeni

İlk olarak devamlı ödül alan çocuklar ödüle zaman içerisinde o kadar çok alışırlar ki kendilerini ödül alamadıklarında kötü hissederler. Onlar için ödül hayatın vazgeçilmezi olur. Çocukta bir nevi ödüle karşı bağımlılık, ödülsüzlüğe karşı da tahammülsüzlük gelişir. Bu ödülleri ödüle alışan bir çocuk devam ettirebilmek için kural dışı yollara bile zamanla başvurabilir. Sınavda kopya çekebilir, yapmadıklarını yapmış gibi anlatabilir. Gelecek hayatlarında, bu çocuklar sürekli oyalanma ihtiyacı hissedebilirler.

Ödül ikinci olarak, çocuğu olumlu davranışa değil, ödülün ta kendisine yöneltir. Herhangi bir davranışı çocuk, yapılması doğru ve iyi olduğu için değil ödül için yapar. Yani iyi davranışın kendisini ödül ikinci plana atar. Kendisine kitap okuduğunda ödül verileceği söylenen çocuğun ilgisi ödülde olur, ödüle ulaşmak için kitap okumak ise bir araç olur ve ikinci plana atılmış olur. Çocuğun kitap okumaya karşı bu şekilde iç motivasyonu da söndürülmüş olur ve sadece kitap dış motivasyonla okunacak bir nesne halini alır.

Ödül bazen, sorunların gerçek nedenleri ile yüzleşmeyi de zorlaştırır. Kardeşine şiddet gösteren bir çocuğa ‘sana eğer şiddet uygulamazsan ödül vereceğiz.’ Denildiğinde kardeşine çocuk vurmaz ama ‘neden bu çocuk kardeşini dövüyor?’ sorusunun yanıtı da bulunamaz. Yani sorunların gerçek nedenini ödül, örtücü bir faktör olabilir.

Çocukların gelişmesi için gerekli olan risk alma olasılığını düşürmesi övgü/ödülün bir diğer zararıdır. Bir araştırmada Dweck ve arkadaşları dört yüzden fazla beşinci sınıf arkadaşlarına bir test yapmışlardır. Aynı sonucu sınavda alan öğrencilerin yarısı çabasından dolayı övülmüş ve onlara ‘çok çalışmış olmalısın’ diğer yarısı da zekasından ötürü övülmüş ve onlara da ‘çok zeki olmalısın’ denilmiştir. Bu iki gruba sonrasında kolay ya da zor yeni testten hangisine girmek isteyecekleri sorulmuştur. Kolay testi ‘çok zeki olmalısın’ denilen çocukların çoğu, ‘çok çalışmış olmalısın’ denilen çocukların da %90’ı zor testi seçmiştir. Yani zeki diye övülen çocuklar, yeni riskleri övgüyü kaybetmemek için almaktan kaçınmışlardır.

Övgü/ödülün doğru kullanımı

Çocuğa yukarıda belirtilen zararları övgü/ödül doğru kullanılmadığında vermektedir. Övgü/ödül bu nedenle doğru ve yerinde kullanılmalıdır. Ödül/övgünün doğru kullanımı ise şu şekildedir;

Öncelikle davranıştan önce ödül/övgü söylenmemeli, davranıştan sonra sunulmalıdır. Çocuğa ‘dişlerini fırçalardan şunu sana veririm’ demek doğru bir davranış değildir. Çünkü ödül bu şekilde önceden beyan edilmiş olur ve çocuğa zarar verir. Çocuğun dişlerini fırçaladığı anlar bunun yerine yakalanıp sonrasında ödüllendirildiğinde bu ödül motive edici olur. Çocuğun aynı şekilde kardeşi ile iyi geçindiği anlar yakalanıp arada bir takdir edilirse çocuğu bu ödül motive eder. Ancak ‘yarın parka kardeşinle iyi geçinirsen gideceğiz’ denildiğinde bu ödül zarar verici olur.

İkinci olarak davranıştan sonra verilen ödül, doğru yapılan her davranıştan sonra verilmemelidir. Mesela her diş fırçalamadan sonra küçük sürprizler vermek doğru değildir. Rasgele bir seçim yaparak, bazı diş fırçalamaları sonrasında ödüllendirmek daha doğru olacaktır.

Üçüncü olarak genelde övgü çocuğun kişiliğine değil performansına yönlendirilmelidir. ‘Çok iyisin, harikasın, çok zekisin’ demek yerine ‘bu resim harika olmuş’,  ‘odanı çok iyi toplamışsın’, ‘bu davranışın oldukça zekiceydi’ demek arasında büyük fark vardır. çocuğun ilk cümleler kişiliğine vurgu yaparken ikinci cümleler ise çabasına, yaptığı işe vurgu yapmaktadır. Kişiliğe yoğun şekilde övgüler narsizme kadar gidebilmektedir. Çocuğunun bu nedenle kişiliğini övmek yerine çabasını övmek gerekir.

Yaptığı bir çalışmayı çocuk değerlendirmeniz için size getirdiğinde, övgünüzü sunmadan evvel, çocuğun düşüncesini almak doğru olacaktır. ‘resmin nasıl olmuş, anne baba?’ diye soran çocuğunuza ‘çok güzel olmuş’ demeden evvel ‘bu konuda sen ne düşünüyorsun?’ diyerek çocuğun içsel süreçlerini harekete geçirmek yararlı olabilir. çocuğun düşüncesini aldıktan sonra kendi fikirlerini ebeveynler söyleyebilirler.

Yine resim örneğinde olduğu gibi genel olarak değil de övgüyü, detaylandırılmış olarak yapmak çocuğun övülen alandaki becerilerini geliştirir. ‘resmim nasıl olmuş, anne baba? Diyen çocuğunuza ‘ çok güzel olmuş’ yerine ‘’renkleri burada çok iyi kullanmışsın.’ Ya da ‘tonlama, simetri, kağıt kullanımın çok başarılı.’ Gibi övgüleri detayı ile vermek çocukların neyi güzel yaptıklarını fark etmelerini ve geliştirmelerini sağlayacaktır.

Yani çocuk eğitiminde ödül/övgü kullanılan bir yöntemdir ancak doğru kullanılmadığında ya da çok fazla kullanıldığında çocuklara zarar verebilmektedir. Ödül/övgüyü aileler ve eğitimciler bilinçli bir şekilde kullandıklarında, olumlu davranış değişikliklerini çocuklarda görmek daha kolay olacaktır.

 

 

 

 

Benzer Konular

Author: Sevtap Kılınç

Sosyal Medyada Paylaş:

Yorum Yapmak İster Misiniz?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.