Çocuk Beslenmesinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

 

1-3 yaş (Toddler Dönemi)

Besinler bu dönem çocukların tanışma evresidir ve bu dönemde edindikleri davranışlar hayatları boyunca kalıcı olacaktır. anne ve babalara bu nedenle bu aşamada çocuklarına doğru beslenme alışkanlıkları edindirme adına önemli görevler düşmektedir.

Çocuklara anne babaların beslenme konusunda örnek davranışlar sergilemesinin yanı sıra aşırı derecede çocuklara karşı ısrarcı olma ya da çok fazla ilgisiz olma gibi davranışlardan da kaçınmaları gerekir. Çocuğun beslenmesinde bu şekilde yaklaşımlar negatif davranışların gelişmesine ve kalıcı olarak ileriki hayatında davranış olarak yerleşmesine neden olur.

Ek gıdanın verildiği ve emziklilik sürecinin sonlandığı bu dönemde çocuk yeni besinlerle tanışarak onları reddetme davranışında bulunabilmektedir. Negativizm adı verilen ve sıkça görülen bu durum karşısında anne ısrarcı bir tutum içerisine girmemelidir. Bu tutum çünkü çocukta inatlaşma, iştahta azalma, yemekten nefret etme ve obezite oluşumuna yol açabilir. Israr etmek yerine birkaç gün sonra o besin tekrar denenme yoluna gidilmeli ya da farklı besinlerle karıştırarak, çocuğun beğeneceği şekilde sunumlar yaparak o besini sevdirme yoluna gidilmelidir. Katı beslenmeye bu şekilde olan yaklaşımlar anneye kolaylık sağlayacaktır. Israrcı tutum sergileyen anne aksi takdirde, o çocuğun daha fazla o besinden soğumasına neden olacaktır. yani bu dönem için annenin öğreneceği ilk davranış, ısrarcı olmaktan kaçınarak çocuğuna karşı sabır göstermektir.

Bazı annelerin korkusu ‘çocuğum iştahsız, hiç yemiyor’ gibi düşüncelerle kafalarını yorar. Ancak şunu iyi benimsemek gerekir ki bir yetişkin kadar bu yaş grubundaki çocukların yemesini bekleyemeyiz. Mide hacmi küçük olduğundan besin miktarı da küçük olur. Diğer ikinci bir durum ise katı beslenmeye annelerin geçişte besinleri sunum tarzı ile alakalıdır. Bir bebek emzirme döneminden çıktığında, katı beslenmeye doğrudan geçemeyeceği için kıvamı doğru ayarlamak gerekir. besinler ilk aşamada mama tarzında olmalı, sonrasında da ayrı ayrı her besin kaşıkla ezilerek verilmelidir. Çocuğun besinlerin tadını tanıması ve onlara alışmasını sağlamak bundaki amaçtır.

Çocukta bu dönemde ‘ben’ duygusu gelişmeye başlar, daha fazla şeyi başarmak isterler, fiziksel hareketlilikleri artar ve dikkat süreleri oldukça kısadır. Anne beslenme konusunda bu nedenle çocuğa karşı aşırı korumacı ve çok katı olmamalıdır. Sabırlı ve sakin olmalı aynı zamanda bu dönemde çocuğun ilk yılkine göre daha yavaş büyüme göstereceğini bilmelidir. Küçük miktarda çocuğa besinler sunulmalı ve kendi başına çocuğun beslenmesine teşvik edilmelidir.

Bu dönemde;

Fiziksel aktivitenin artmasına bağlı olarak kas ve kemik gelişimi için Ca ve P alımı oldukça önemlidir. Süt grubuna bu nedenle (süt-yoğurt-peynir) önem verilmelidir. Süt grubundan bu yaş grubunda günlük 2.5 porsiyon verilmelidir. 1 su bardağı süt, 1 kase yoğurt, 1 karper peynir büyüklüğünde az tuzlu peynir şeklinde bu gün içerisinde verilebilir. Sütün aşırı şekilde alınması çocuğun alması gereken diğer besin gruplarının yetersizliğine yol açabilir.

B vitaminleri ve Fe içeriği yüksek olan et grubu (tavuk, kırmızı et, kurubaklagil), protein önem verilmesi gereken ikinci gruptur. Yarım porsiyondan ilk yaşlarda başlayarak çocuk büyüdükçe de 1-1,5 porsiyon biçiminde arttırılmalıdır. Mesela içeriğinde protein bulunan yumurtayı gün aşırı ya da her gün tükettirmek önemlidir. Et miktarı, yumurta verilmeyen günlerde arttırılmalıdır.

Çocuk her gün bunlarla birlikte sebze-meyve ve tahıl grubu da tüketilmelidir. Sebze-meyve grubu 1-1,5 porsiyon biçiminde ve tahıl grubu 2-2,5 porsiyon biçiminde tüketilmesi önerilir.

İlk yaşlarda tüm besin grupları az miktarda ve çocuk büyüdükçe yavaş yavaş arttırılacak biçimde verilmelidir.

3-6 yaş (okul öncesi dönem)

Okul öncesi dönemi 3-6 yaş kapsamaktadır. Çocukların beslenme alışkanlıklarının bu dönem oturduğu dönemdir. Bu dönem içinde çocuk her yönüyle bulunduğu çevreden etkilenmektedir. (sosyal ve ruhsal, zihinsel, fiziksel). Artık okul öncesi dönem yaşam boyu kalıcı olarak davranışların yerleştiği, yetişkinlik için temel oluşturan dönem olmasından dolayı önemlidir. Beslenme tarzını, çocuğun büyüme ve gelişmesini sağlayacak biçimde oluşturmanın yanı sıra sağlıklı beslenme alışkanlıklarını çocuğa edindirmek de gerekmektedir.

Yemek yeme sorumluluğunun bu dönem, çocuğun kendisinde olduğu dönemdir. Çocuğa bu nedenle fırsat verilmeli, yardımsız olarak yemeğini yemesi sağlanmalıdır. Bu yönde anne-baba daima çocuğa destek olmalıdır. Yemeğini çocuğun döküyor olması, etrafı dağıtıyor olması bu fırsatı ona vermek için bir engel değildir. Çocuk olabildiğince rahat bırakılmalıdır. Çocukların hata yaparak öğreneceği de unutulmamalıdır.

Özellikle anne babayı taklit yeteneğinin yoğun olduğu 3-6 yaş grubu dikkatle izlerler. Daha çok erkek çocuk babayı, kız çocuk da anneyi taklit eder. Sağlıklı beslenme alışkanlığının bu nedenle getirilmesi ve yerleştirilmesi için anne-babanın tutumu, çocuğa iyi örnek olması oldukça önemlidir. Yemek konusunda anne-baba seçici ve aşırı hassas ise ortalığı çocuğa dağıttığı için devamlı bir uyarma halinde ise çocuktan olumlu davranışları geliştirmesi beklenemez.

Besinlere karşı tavırlarını, okul öncesi dönemde çocuklar kesin ortaya koyarlar. Çok fazla sebzelere karşı ilgili değillerdir. Ayrı ayrı besinleri tanımak isterler, sebzelerin karışım halinde olmasından hoşlanmazlar. Kolayca elleriyle yiyebildikleri besinlerden daha çok hoşlanırlar. Keskin koku ve tatlara karşı hassas oldukları için her sebzeyi yemezler, çiğ olarak yenebilen sebzeleri daha çok tüketirler. Kesin tavrı bu şekilde ortaya koyan çocuğun doğal olarak sevmediği, yemediği besinler de olacaktır. çocuk sevmediği yemek için zorlanmamalıdır. Çocuk sevmediği bir yemeği yemek için zorlandığında o besine karşı sonrasında olumsuz tavır geliştirir. Çocuğu aileler zorlamak yerine, sofrada sevmediği besini bulundurarak ona alışmasını sağlamalıdır. Bu besine çocuk zamanla alışacak ve o besini ailenin de tükettiğini görerek o da artık yemeğe başlayacaktır. Bu şekilde yaklaşım daha doğrudur.

Bu dönemde;

Et, süt, yumurta gibi iyi kalite protein kaynaklarından protein gereksiniminin çoğunluğu karşılanmalıdır. Beslenme örüntüsünde vitamin-mineral alımı sağlanmalı, kalsiyum ve demir alımına özellikle önem verilmelidir. Kalsiyumun en güzel kaynağı; süt, peynir, yoğurt gibi süt ürünleri, fındık-fıstık gibi yağlı tohumlar ve yeşil sebzelerdir. Et, yumurta, yeşil sebzeler, yağlı tohumlar, baklagiller, kuru meyveler, pekmez demir alımını sağlamak için çocuk beslenmesinde yer almalıdır.

Süt-yoğurt grubundan günlük olarak 2-3 su bardağı, peynir 1 dilim, 4 yumurta büyüklüğünde et/balık/tavuk, 3 porsiyon sebze-meyve, 3-4 dilim ekmek, 3 yemek kaşığı pirinç/makarna verilmelidir.

Haftada 1 kere balık, 1 kere et ve 2 kere de tavuk verilmelidir. Çocuklara sağlıklı bir yaşam için spor teşvik edilmelidir. Yaşantısı daima hareketli olanlar için bir avantaj anlamına gelir. Ayrıca özgüven oluşumu ve bedensel sağlık da spor ile birlikte daha iyi seviyede olacaktır.

 

 

 

 

 

 

 

Benzer Konular

Author: Sevtap Kılınç

Sosyal Medyada Paylaş:

Yorum Yapmak İster Misiniz?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.