Çalışan Anneler ve Onların Çocukları

 

Kadınların çalışmasına uzun süre ülkemizde karşı çıkılmıştır. Sayani’nin daha sonraları gelişmesi, ekonomik zorunluluklar ve kadınların eğitim düzeylerinin artması ile kadınların çalışmasına da hoşgörülü ile bakılmıştır.

Daha çok ilk başlarda tarımsal işletmelerde çalışan kadınlar daha sonra değişik her türlü işyerlerinde çalışmaya başlamıştır. Gerçekten çalışan anne olmak kolay değil. Bir yanda anne olmak bir yandan da iş kadını olmanın yanında getirdiği sorumluluklar karşısında bazen insan ne yapacağını şaşırıyor. Genelde çalışan annelerin kafalarında onların zihnini oyalayan önemli birkaç soru vardır: ‘Çocuklarımla acaba yeteri kadar ilgileniyor muyum, acaba çalışmasam saha mı iyi olur, hem çalışıp hem de çocuklarımla nasıl ilgileniri.?’ Tüm sorularınız için o zaman okumaya devam edelim.

Çalışmayı çocuğun doğumundan itibaren bırakan anneler ve işine bir süre sonra tekrar dönen annelerin çocukları arasında psikolojik bakımdan farklılıklar olabilir de olmayabilir de. Daha çok bu annelerin çocuklarına ayırdıkları kaliteli vakit ile ilgili bir durumdur. Anne eğer bütün gün evde olup da birkaç dakika bile çocuğu ile anlamlı vakit geçiremez, soru ve sorunlarını geçiştirirse en azından çocuğun eğitsel açıdan birtakım sorunları olacaktır.

Çocuğuyla var olan kısıtlı vaktini çalışan anne anlamlı bir biçimde değerlendirebilirse bu çocuktaki gelişim daha olumlu yönde etkilenecektir. Çocuğu olumlu ya da olumsuz yönde tabi ki annenin çalışma saatleri, eve geliş saati, evde geçirdiği vakit ve bu saatler içinde annenin evde nasıl bir ruh hali içinde olduğu etkileyecektir. Annenin bu nedenle çocuğu ile birlikte geçirdiği dakikaları, evindeki ya da işindeki sorunları ve kişisel sorunları taşıdığı vakitler olması yerine davranışlardan, yüz ifadesi, hareketleri ve sesinin tonuna kadar anlayışlı, sevecen, sabırlı bir anne tavrının olduğu dakikalar yaşatılmaya çalışılmalıdır. Yani annenin çalışması ya da çalışmaması önemli değildir önemli olan çocuğuyla geçirdiği vaktin niteliğidir.

çocuk çalışma saatleri içerisinde büyükanneye mi bakıcıya mı bırakılmalı?

Aileye göre bu sorunun yanıtı değişkenlik gösterir. Ülkemizde özellikle çalışan annelerin yoğun olduğu büyük şehirlerde kreş ya da iş yeri bakım merkezlerinin yaygın olmasından dolayı daha çok aileler bir bakıcıyı ya da yakında oturuyorsa anneanne ya da babaanneyi tercih ediyor.

Çocuğa burada kimin bakacağında ziyade, eğitimin ve bakımının kalitesi, çocuğun sevgi ve ilgi ile büyüme ihtiyacının karşılanmasıdır. Ancak aileler, öncelikle olarak aileden bir kişiyi tercih etmektedirler. Her kim çocuğa bakarsa baksın anne babanın önemli olan eğitsel tutumlarıyla aynı tutumlara sahip olmaları gerektiğidir.

Çocuk eğer anne babanın hayır dediğine evet diyen bir bakıcı ya da anneanne, babaanne vs. tarafından yetiştiriliyorsa, eğitsel problemler kaçınılmaz olacaktır. her istediğini çocuk bir şekilde birine yaptırtan birine dönüşecektir.

Bu durum çocuğa nasıl açıklanır?

Dil bilişsel gelişimde çocuklar bir aşamaya ulaştıktan sonra soru sormaya başlarlar ve soru türlerinde de yaş ilerledikçe farklılıklar oluşmaya başlar. Bu nedenle yaşla orantılı olarak bu sor ve cevaplar da değişir. 3 yaşındaki bir çocukla 5 yaşındaki bir çocuk farklı sorular yönlendireceği için yanıtları da farklı olacaktır. daha somut kelimeler yaş küçüldükçe, çocuğun anlayabileceği kelimeler ve kısa cümlelerden oluşan yanıtlar verilmelidir. Para kazanmak için işe gidiyorum diye çocuğa belirtmeden önce bu ifadeyi anlayıp anlamayacağını düşünmeniz gerekir.

Her çocuk kendine özgü gelişim sergiler. Aileler bu nedenle çocukların neyi anlayıp anlamadığını bilir ve bu doğrultuda genelde ifadeler kullanır. Çocuk eğer sorusuna karşılık olarak verilen yanıtı yeterli bulmuşsa ve anlamışsa susacak bir süre soru sormayacaktır. Çocuk eğer söyleneni anlamamış ya da verilen yanıtı yetersiz bulmuşsa ardından mutlaka bir soru daha soracaktır. Anne işe gitmeye başladığında, gitmesi gerektiği tekrar akşam geleceği, beraber olacaklarını, oyun oynayacaklarını söylemesine rağmen bir süre çocuk annenin peşinden ağlayacaktır. Annenin sözünde durarak gidip geri geldiğini gören çocuk bu duruma zamanla adapte olacaktır. çocuğa bu nedenle doğruyu söylemek ve söylenen sözü gerçekleştirmek, hem anneye hem de diğer insanlara olan güven gelişimi açısından önemlidir. Çatışmalar, farklı dengelerin oluşmasında kaçınılmazdır. Sadece bu annenin işe başlaması ya da işe giderken gördüğü bir tepki değil çocuklarla genel anlamda ilişkilerde ve diğer yaşantı alanlarında geçerli bir durumdur.

Benzer Konular

Author: Sevtap Kılınç

Sosyal Medyada Paylaş:

Yorum Yapmak İster Misiniz?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.